Çıktıgı ilk günde büyük sekse neden olan ve piyasada bir an da hızla ünlenen Alice: Madness Returns İncelemesi burada.
American (James) McGee ismini bazı oyuncular bilir, fakat çoğu aslında kim olduğunu bilmez. Yaygın olarak (karanlık) Alice’i yaratan adam olarak tanınır, aslında kendisi kariyerine id Software’de başlamış Quake (I-II), Doom (I-II) gibi kendini ıspatlamış büyük yapımlarda da çalışmıştır. id Software’den ayrılıp EA ile çalışarak Alice’e beden bulduran McGee, son projesini tamamladıktan sonra EA’den kendi firmasını kurmak amacıyla ayrılır. İşte o firma, şimdiki Alice Madness Returns’e imzasını atan Spicy Horse’tan başkası da değildir.
Alice serisinin ilk yapımı hala kült bir klasik olarak anılıyor, en azından çocukluk yıllarını süsleyen bu karakterlere bambaşka bir bakış atmasıyla. Yeni yapım olan Alice: Madness Returns ile aradan geçen on yılın ardından Alice’in çarpık zihnindeki Harikalar Diyarı’na tekrar dönüyoruz. “Delilik bir hastalık değil, bir yerdir.” sloganıyla başlayan oyuna yüzeysel olarak baktığımızda aksiyon/platform türünde öteki, sıradan yapımlardan birini, detaylı olarak baktığımızdaysa özel olanın Wonderland ve karakterlerinde saklı olduğu enfes bir yapım görüyoruz.


